|
Yöntem bilenler ve bilmeyenler |
|
|
Yöntem bilmeyenler, sorulara doyurucu cevaplar veremez. Bazı Müslümanlar, İslamî ilimlere ait yöntemleri bilmedikleri halde, gelenekten, yüksek saygı ve güvenden gelen bir kabulle iman ediyorlar ve bunun sonucu olarak da, kendilerine sorulan sorulara yeterli cevaplar veremiyorlar. Bu durumda şahıslara ait eksiklik ve yanlışlık, mensup oldukları dinin yetersiz olduğu anlamına gelmez.
Yöntem bilenlerse kendilerine yöneltilen sorulara şöyle cevap verirler: İslamî ilimlere vakıf olan kimseler, İslam dininde her soru için cevap olduğuna iman ederler. Bu imanın sebebi şudur. İslam dini Allah’ın dinidir. Allah’ın bilmediği hiçbir şey olamayacağı bütün Müslümanların ortak kabulüdür. Bu kabulün sonucu olarak şu kabul ortaya çıkar. Her şeyi bilen Allah’ın dininde, cevabı olmayan soru yoktur. Bir Müslüman’ın her şeyi bilmesi mümkün değildir. Burada soru sorana denilecek şey şudur: “Benim dinim her soruya cevap verir, ama ben her soruya cevap veremem. Cevap verememem veya yetersiz cevap vermem bana ait bir eksikliktir.” Ben bana sorulan sorularda bildiklerimin öğretmeniyim, bilmediklerimin de öğrencisiyim. Biliyorsam şimdi cevap veririm. Bilmiyorsam o soruyu bir ev ödevi kabul öder gider, öğrenir gelir ve cevabı –inşallah- veririm. Bu sitede de böyle bir yöntem izlenmiştir. Sorularınız bizim için birer ev ödevidir. |