Anasayfa arrow Konular arrow Tevhid Serisi 3
Tevhid Serisi 3 Yazdır E-posta
Allah’tan başka bir yaratıcı kabul eden insanların yapması gerekenler nelerdir?

  Eğer bir belediye başkanı, şu mükemmel güneşin görmeyen, duymayan, anlamayan, “tabiat” adlı yaratıcı tarafından yaratıldığını kabul ediyorsa yapacağı şey şudur; dünyanın aydınlatılmasına göre daha basit olan şehrin aydınlatılması işini de, aynı özelliklere sahip birilerine vermesi gerekir.
   Yani aklı olmayan, sağır ve görmeyen kişilere…O insana sormazlar mı; Bir tek şehrin aydınlatmasını “tabiata” vermiyorsun da ondan sonsuz derecede mükemmel olan dünyamızın aydınlamasını tabiata veriyorsun” diye?   Bir başka misalde de; yaradılışı tesadüfe, kendi kendine olmaya ve sebeplere veren bir fabrikatör düşünelim. Bu fabrikatör bir araba fabrikası için gererken bütün parçaları geniş araziye dağıtıyor. Bunların bir araya getirilip montajının yapılmasının maliyeti yüksek olduğu için, işi kendi fabrikasından daha mükemmel olan evreni yapan “tesadüf, kendi kendine olma ve sebep” adlı mühendislere veriyor. Yapılacak iş çok kolay, çünkü bu 3 mühendis bir fabrikaya göre çok daha mükemmel olan bu kâinatı yapmışlar. Bu fabrika onlar için çok basit. Ama aradan günler, aylar, yıllar geçiyor, araziye koyduğu parçalardan fabrika olmadığını görüyor.
   Fakat bir şey dikkatini çekiyor, bazı parçaların yerleri değişmiş, tabiat isimli mühendisin işçisi olan rüzgâr hafif olan parçaları sağa sola savurmuş. Tabiatın diğer üyelerinden güneş bazı renkli parçaları soldurmuş, yağmur bazı metalleri paslandırmış...ve bizim fabrikatör biraz geçte olsa, kör, şuursuz ve sağır olan bu mühendislerin bir şey yapamayacağını görmüş. Sonunda da böyle bir fabrikanın, ilmi, iradesi, kudreti olan, düşünebilen, plan ve program yapan bir mühendis tarafından yapılabileceğini anlamış. Bu olayı anlayan fabrikatör, bu olay sayesinde şu gerçeği de anlamış; kâinata göre minnacık olan benim fabrikam için, ilmi, irade, kudret, plan ve program gerekiyorsa, bu muhteşem kâinatı yaratan zat; sonsuz ilim, irade ve kudrete sahibi olmalıdır.Bu özelliklere sahip olan yegâne varlık, Allah’tır.

İnsan aklıyla gerçek yaratıcıyı bulabilir mi?

  Yaratılan her şey, eğer konuşsa ve sorularımıza cevap verseydi, kendisini kimin yarattığını söyleyecekti.Bu soru-cevap denemesini bir elma üzerinde yapalım.Biz elmaya soruyoruz;“Ey elma! Seni kim yarattı?” Elma diyor ki ; “Benim var olmam için gereken her şeyi yaratan, beni de yaratandır”.Elma devam ediyor ; “Toprağı, suyu, havayı ve güneşi yaratamayan beni yaratamaz. Bir baharı yaratmak için ne lazımsa, beni yaratmak için de aynı şeyler lazım. Dünyayı yaratmak için ne gerekiyorsa, beni yaratmak için de aynı şeyler gerekiyor. Beni yaratan bütün bir dünyayı yaratandır. Bütün bir dünyayı yaratamayan beni de yaratamaz”.Bir elmayı yaratan kimse, bütün kâinatı yaratan da O’dur. Şimdi var olan şeyler arasından kim çıkıp diyebilir ki ; “Elmayı ben yarattım” Atomlar bizi yaratan Allah’tır diyorlarBir başka misal, Çölde gidiyorsunuz. Bir saat buldunuz. Size diyorlar ki ; “Bu saat çölde tesadüfen oldu” Böyle bir şeye inanabilir misiniz?Bir atom sanat yönüyle dünyanın en güzel saatinden binler kere daha güzel ve sanatlıdır.İsterseniz bir bakalım atoma, ama önce onu görmeye çalışalım.O kadar küçük ki. Atomun yarıçapı milimetrenin milyonda biri kadardır. Bu büyüklüğü şöyle anlayabiliriz. 100 milyon atom yan yana gelse ortaya çıkacak uzunluk 1 cm.dir.
Bir kitabın tek sayfası, yaklaşık 1 milyon atom kalınlığındadır. Atomun küçüklüğünü anlamak için bir başka misal. Mesela evinizdeki tek bir tuz tanesinin içindeki atomları saymak istiyorsunuz. Varsayalım saniyede 1 milyar tane sayacak kadar da hızlı sayıyorsunuz. Bu hızla saymanıza rağmen, tuzun içindeki atomların tamamını saymak için size beş yüzyıl gerekiyor.Bu kadar küçük atomun içine de bir bakmaya çalışalım. Atomun merkezinde çekirdek, çekirdeğin içinde proton ve nötronlar ve çekirdeğin etrafında dönen elektronlar vardır. Çekirdeğin yarıçapı atomun yarıçapının 10 binde biri kadardır. Bu küçüklüğü anlamak için de bir misal verelim.Elimize bir kiraz aldığımızda, bu kirazı 200 metre çapında bir top yapalım. Atom bu hale geldiğinde çekirdeğimiz o topun içinde bir toz parçacığı kadar oluyor.
Bu kadar küçük çekirdeğin içinde de proton ve nötronlar var. Bunlar da “atom altı parçacıklar” da denilen “kuark”lardan oluşuyor. Bir de atom çekirdeğinin etrafında, saniyede 1000 km. hızla dönen elektronlar var.İşte atomun içyapısı, aynen güneş sistemi gibidir.
  Gezegenlerin güneşin etrafında dönmesi gibi, elektronlar da çekirdeğin etrafındaki yörüngelerinde güneş sistemindeki dönüş istikametinde dönerler.[i]Bu kadar yüzeysel bakış bile atomun ne kadar mükemmel bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.İnsan henüz atoma ait bilgilere sahip değilken ve onun ne kadar küçük olduğu hakkında ve içyapısı hakkında henüz hiçbir bilgiye sahip değilken Kuran, atom hakkında şu bilgiyi veriyor;
لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمَاوَاتِ وَلَا فِي الْأَرْضِ وَلَا أَصْغَرُ مِن ذَلِكَ وَلَا أَكْبَرُ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ” 
“Göklerde ve yerde zerre (atom) ağırlığınca hiç bir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır. Sebe -3"
  Evet, çıplak gözle görünmeyen milimetrenin milyonda biri kadar olan atomun içindeki mükemmellik, yaratıcının mükemmelliğine işaret ediyor. Çölde bulduğu saatin, akıllı şuurlu insan dışında bir varlık tarafından yapılamayacağına inanan bir insanın, atom gibi muhteşem bir eseri, kör tabiata, şuursuz sebeplere vermesi, ilk olarak aklın reddedeceği bir hadisedir.Bütün yaratılmışların, yaratmada aciz kalması, yaratıcının her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, her şeyi bir plan ve programla yapan bir zat olduğunu gösterir. O da Allah’tır.
  Bir iki ufak misal daha verelim.Güneşin faturasıBir evde lamba varsa, o ev o lambayla aydınlanıyorsa, akıl şöyle bir ilişkiyi kurar. Bu eve elektrik gelmesi, bu elektriği gönderen birinin varlığını gösterir. Ayrıca gelen elektrik, o evden ödenecek bir bedelinde habercidir.Aynen bunun gibi, güneş şu dünyamızın lambasıdır. Güneşin varlığı var edeni ve var edene karşı ödememiz gereken bir fatura olduğunu gösterir.
Şimdi güneşe göre basit bir elektriği bile bize, kör sağır, şuursuz insanlar gönderemiyorsa, ondan son derece mükemmel olan güneşi, kör, sağır ve şuursuz tabiatın yarattığı, tesadüfen, kendi kendine, sebepler tarafından var edildiği söylenebilir mi?
Eve gelen suyumuzu da, yağan yağmurla kıyaslayabiliriz.Her nefesimizi bir hediye kabul edersek, başkalarının sevgi göstergesi olarak verdikleri hediye ile nefes gibi nefis bir hediyenin verenini kıyaslayabiliriz.Var olanlar arasında, hiçbir şeyin bizleri var edemeyeceğini gerçeğini anlarız.Buraya kadar yaptığımız açıklamalarda etrafımızdaki faaliyetlere bakarak normal bir insan aklıyla, Allah dışındaki bütün yaratıcı adaylarının yaratma konusundaki yetersizliklerini ortaya koyduk.
Evet, Allah vardır ve birdir.


[i] Jean Guitton, Tanrı ve Bilim, Simavi Yayınları, 1993, s. 62 
 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement
Free Joomla Templates