Anasayfa arrow Sorular arrow Bir şey görünmediği halde, görünen işler yapabilir mi?
Bir şey görünmediği halde, görünen işler yapabilir mi? Yazdır E-posta
Evet, Allah görünmeyendir. Şu kâinat görünendir. Allah görünmediği halde şu görünen âlemdeki bütün işleri yapandır.Peki, bu nasıl mümkün olmaktadır. Demiştik ki ; Bir şey görünmediği halde, görünen işler yapabilir mi?Sorumuzun cevabını Allah’ın yarattığı eserlerden öğreniyoruz.Gelişen teknoloji bu sorunun cevabını bizlere veriyor.Şöyle bir soru sorsak;               “Elinde uzaktan kumanda aleti olan bir kişi, evin salonunda, perde gerisinden, perdenin önünde oturanlara görünmeden, görünen televizyonu etkileyebilir mi?”Bu soruya çocukların bile vereceği cevap “Evet”tir.Allah’ın yarattığı, görünmez varlık olan ruhumuz, görünen bedenimiz üzerindeki etkileriyle, sorumuza cevap vermektedir.Önümüzde kalp krizi geçiren ve ölen bir insan var. Bakıyoruz bu insanın yaşaması için ne eksik. Görünüşte yaşayan bir insanda olan her şey o ölü insanda da mevcut. Ancak ortada görünmeyen bir şey var. O da ruh. Ruhu sökülen takılan bir parçaya benzetirsek, ruh bedenimize takıldığında, elimizle bardağı kaldırıyoruz. Ama ruh bedenden çıkarıldığında, elimiz yerinde, kaslar yerinde, beynimiz yerinde, ama hiçbir şey yapamıyoruz. Şimdi bardağı kaldırma işini görünen el mi yapıyor, yoksa görünmeyen ruh, kendisi görünmediği halde o işi görünen ele yaptırıyor mu?Evet, ruh kendisi görünmeden, şu görünen bedene onun yapabileceği her hareketi yaptırıyor. Bir kere daha hatırlatıyoruz. Bu misaller Allah’ın varlıklar üzerindeki faaliyetlerinin aynısı değil, bir benzeridir.Bu misaller bizim şu gerçeği ifade etmemize yardımcı olur.Allah’ın yarattığı bir varlık olan ruh görünmediği halde görünen bedene, yapabileceği her hareketi yaptırıyorsa, Ruhu yaratan Allahkendisi görünmeden görünen her şeye, onların kabiliyetlerine uygun faaliyetleri yaptırır.Allah’ın eserleriyle kendini göstermesi nasıl oluyor?Allah vardır. Allah yarattığı eserleriyle kullarına kendini tanıtmak ve sevdirmek ister. Bunun sonucu olarak da kullarından kendini tanımalarını ve sevmelerini ister.Amaç bu olunca, böyle bir amaca Allah’ın kendini göstermesinden çok, eserlerini göstermesi hizmet eder.Bu gerçek kendini tanıtmak isteyen her şey için geçerlidir.Örneğin bir aşçı yüzlerce insana kendini tanıtmak ve sevdirmek istese iki yoldan birini seçer. İnsanların karşısına geçer ve der ki; “ben dünyanın en güzel yemeklerini yapan, aşçı Bekir ustayım”.Birini ismen tanımak, sevmek için yeter şart değildir. Sevgi, kişiye ait özelliklerinin tanınması ve bilinmesiyle ortaya çıkan bir duygudur. Tanımak ve sevmek için, tanıtıcı özelliklerin bilinmesi gerekir.Birinci yol, aşçı Bekir Usta’yı tanıtmakta yetersiz kalıyor. Usta’nın karşısına biri çıkıp, “Ben senin aşçılığına inanmıyorum. Ortada aşçılığını ispatlayacak hiçbir şey yok.” dese, Bekir Usta’nın “Benim burada olmam yeterli değil mi?” demesi, yeterli bir cevap değildir.Eğer bu şekilde bir tanıtım kabul edilse, o zaman bizim, bize “Ben aşçıyım” diyen herkesin aşçılığını kabul etmemiz gerekir. Bekir Usta kendini tanıtmak ve sevdirmek için ikinci yol tercih ediyor ve bir sergi salonu açıyor. Orada 99 ayrı yemek sergiliyor. Her bir yemek hakkında bilgi vermesi içinde bir rehber tayin ediyor.Salona gelenler, yemeklere hayran kalıyorlar. “Bu yemekleri kim yaptı?” diye rehbere soruyorlar. Rehber de diyor ki; “Aşçı Bekir Usta”.Sonra biri diyor ki; “Ben Bekir Usta’yı görmedikçe onun bu yemekleri yaptığına inanmam”.Rehber de diyor ki; Bekir Usta kendini eserleriyle tanıtıyor. Eğer sen bu yemekleri onun yapmadığını iddia ediyorsan, çağırabileceğin herkesi çağır. Bu yemeklerin bir benzerini yapsınlar”.Aşçıyı inkâr eden adamın çağırdığı herkes yemekleri tattıktan sonra, bu yemeklerinin aynısı yapmakta aciz kalacaklarını, sadece taklit edebileceklerini itiraf ediyorlar.Salonda bulunan herkesin o yemeklerini aynısı yapmakta aciz kalmaları, Bekir Usta’nın eşsiz bir aşçı olduğuna şahitlik ediyor.Evet, misalin hakikatine bakalım.Şu dünya, Allah’ın yarattığı bir sergi salonudur. Allah kendini tanıtmak ve sevdirmek için sayısız nimetler yaratmış. Allah (C.C.), birinci tanıtma şeklinde olduğu gibi, İnsanlara “Ben Allah’ım” diye görünmek yerine, kendisinin tek yaratıcı olduğuna şahitlik eden eserleriyle kendini tanıtıyor....ve bir de kendini tanıtsın diye bir de elçi tayin ediyor.Allah’ın yarattığı eserlerinin aynını yaratmakta bütün varlıkların aciz kalması, Allah’ın her şeyi yaratmaya kadir bir zat olduğuna şahitlik ediyor.Evet, kâinatta var olan her şeyi, var etmeden aciz kalan varlıklar adedince Allah’ın varlığına şahitler vardır.O’nun varlığını inkâr, insanın kendi varlığını inkârdan daha zordur.
 
< Önceki   Sonraki >
Advertisement
Free Joomla Templates